11
Ara

Kayıhan Keskinok’un Melekleri

İbrahim Demirel, Kayıhan Keskinok için bir kitap hazırladığını söylediği gün ben hastanedeydim. Grubumuzun üyesi Aynur Pehlivanlı, yoğun bakımda yaşam savaşı veriyordu. Onu ziyaret etmiştim. Bu ziyaret beni geçmiş güzel günlere götürmüştü.
Değerini bilemediğimiz günlere.
Grup 16 üyesi olan bizler Sanatyapım Kayıhan Keskinok Atölyesi’nin ilk öğrencileriyiz.
Bizler birlikteliğimize bir isim vermek istedik ve ” Grup 16” olduk. 30 Yılımız birlikte geçti. Zamanla azaldık, Güzin Kaya, Sitare Tolunay,
Yurdanur Özdinç ve Munise Aren’i sonsuzluğa uğurladık. Gülten Gökay yaşıyor ama yaşadığını bilmiyor.
Kayıhan Hoca kuruluşundan beri grubumuzu destekledi ve sergilerimize katıldı. Bizim bu birlikteliği yaşatmamızı ister ve takdir ederdi.
30 Yıl, uzun bir süre, dostluk, sevgi, saygı, güven ve üretmekle geçti. Sergiler açtık, sanatsal toplantılar düzenledik.
Yalnız sanat değil her konuda yaşamı paylaştık ve birbirimize destek olduk.
Şimdi Kayıhan Hoca’nın bizler için yazdıklarını hatırlamak ve hatırlatmak istiyorum. Bizi O anlatsın.
” Onlar; Güzin, Gülten, Munise, Nermin, Yurdanur, Günsel, Yüksel, Meral ,Ayten, Emine, Bilge, Zahide, Nesrin, Aynur ve Sitare;
Türkiye Cumhuriyeti’nin ışık saçan insanları…
Birikimleriyle ve istençleriyle hesi de bu benzetimime uyan insanlar…
Günü geldi en aymaz ortamlarda bile onlar, birikimleriyle çağdaş yaşamın ortamlarına götürdüler beni. Model oldular; bedenleri
öylesine güzeldiler ki …
Anatomiyi, hareket ve ritmi ve en önemlisi sanatsal sıcaklığı onlarla yaşadım yirmibeş yıl…
Güçlü istençleri sanat sorunlarının çıkmaz sokaklarına yönlendirdi onları.
Ama onlar yılmadılar; yaradılış eğilimlerine uyan dünyayı resim dünyasına yansıttılar.
Öğrenmeyi terk etmediler, onu bir atılımın direnç tahtası olarak algıladılar. Ve resim sanatının tarihsel gelişimi içerisinde ortaya
çıkan temel teknikleri en gelişmiş düzeyde çalıştılar.
Böylece bu temel çerçevede, onlar kişiliklerine uyan çağdaş sanatın sorunlarına dayanan bütün deneyimlere kendilerini verdiler.
Coşkuları sönmüyor, tersine parlıyor…
Benim ”Meleklerim” olarak nitelenen ilk göz ağrılarımı unutmayacağım, onlar belleğimin en taze anıları olarak daima yaşayacaklardır.”
Bizim için bunları düşünen ve yazan, eşsiz insan Kayıhan Keskinok, O bir sanatçı, ressam, öğretmen ve yol göstericiydi.
O her zaman hepimize kendimizi tek ve değerli hissettirdi. O’nu kaybetmek bizim için çok acı oldu. Asla alışamayacağız.
Biz Melekler yetim kaldık.

Ayten Timuroğlu